Hakkımda

Merhaba, ben Çağla Aslan. 1998 yılında Antakya’da doğdum ve bu güzel şehrin kültürü ve insanlarıyla büyüdüm. 2021 yılında Üsküdar Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü’nden mezun oldum. Farklı şehirlerde edindiğim deneyimler, aldığım eğitimler ve uluslararası geçerliliği olan terapi yaklaşımları sayesinde, memleketim Hatay’da dil ve konuşma terapisti olarak çocuk ve yetişkinler için hizmet sunuyorum. Kendi gelişimime verdiğim önem, hem mesleki uzmanlığımı hem de danışanlarıma sunduğum hizmetin kalitesini arttıracağına inanıyorum.

Antakya’nın insanları arasındaki güçlü bağlar, terapi anlayışımın temelini oluşturuyor. Her danışanımla bireysel ve bütüncül bir yaklaşımla çalışıyor; onların kendilerini özgürce ifade etmelerine ve iletişim becerilerini en üst seviyeye çıkarmalarına yardımcı olmayı hedefliyorum.

Terapi yaklaşımımda, aile ile iş birliğinin yanı sıra, özel eğitim öğretmenleri, okul öncesi öğretmenleri, ergoterapistler ve psikologlarla multidisipliner bir ekip çalışmasını benimsiyorum. Bu sayede, danışanlarımın ihtiyaçlarına en kapsamlı ve bütüncül bir şekilde yanıt verebiliyorum.

Dil ve Konuşma Terapisti Kimdir?

Dil ve Konuşma Terapisti (DKT); bireylerin konuşma, dil, ses, yutma ve iletişim becerileriyle ilgili yaşadığı güçlükleri değerlendiren, tanılayan ve bilimsel temelli yöntemlerle terapi uygulayan sağlık profesyonelidir.
Yenidoğandan ileri yaşlara kadar geniş bir yelpazede hizmet veren dil ve konuşma terapistleri; iletişim, konuşma, ses ve yutma süreçlerinin gelişimini destekler, bozuklukların önlenmesi ve tanılanması üzerinde çalışır. Bu alanda uzmanlaşmak için 4 yıllık Dil ve Konuşma Terapisi lisans programını tamamlamak ve “Dil ve Konuşma Terapisi Lisans Diploması” almak gereklidir.

Neden Diploma Önemlidir?

Ailelerin, çalışacakları dil ve konuşma terapistinin diplomasını sorgulaması en doğal hakkıdır. Çünkü eğitimli ve yetkin bir terapist, çocuğunuzun ihtiyaçlarına uygun, bilimsel yöntemlere dayalı bir terapi planı oluşturur. Bu, sürecin hem maddi hem de manevi olarak en verimli şekilde geçmesini sağlar. Alanında eğitim almamış kişilerin uygulamaları, uzun vadede aileleri maddi ve manevi açıdan zor durumda bırakabilir. Bu nedenle ebeveynlerin bilinçli ve duyarlı olması sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.

Dil ve Konuşma Gelişimi Neden Önemlidir?

Dil ve konuşma becerileri, çocuğun sosyal ilişkilerini ve akademik başarısını doğrudan etkileyen temel unsurlardır. Çocuk ilk kelimelerinden başlayarak cümleler kurar, sorular sorar ve dünyayla iletişim kurar. Bu gelişim sürecinde herhangi bir gecikme olduğunda, çoğu zaman “zamanla düzelir” düşüncesiyle beklemek tercih edilebilmektedir. Oysa bu bekleyiş, çocuğun yaşıtlarıyla arasındaki farkın açılmasına yol açabilir. “Makas aralığı” büyüdükçe çocuğun bu açığı kapatması zorlaşır. Erken dönemde alınacak profesyonel destek, çocuğun hem mevcut eksikliklerini gidermesine hem de gelişimini sağlıklı bir şekilde sürdürmesine yardımcı olur. Çoğu aile, çocuğun anaokuluna ya da ilkokula başladığında yaşıtlarını yakalayacağını düşünebilir. Ancak evde anlaşılabilen çocuk, okul ortamında öğretmeni ve akranları tarafından anlaşılamadığında içine kapanabilir, özgüven kaybı yaşayabilir ya da hırçınlaşabilir. Bu nedenle “okula başlayınca düzelir” anlayışı yerine, çocuğun eksiklerini okul öncesinde tamamlamak çok daha sağlıklıdır. Eğer çocuk anaokulunda da dil gelişimi açısından gerideyse, bu durum sadece iletişimini değil; aynı zamanda sosyal ilişkilerini, öğrenme sürecini ve akademik başarısını da olumsuz etkiler. Çocuk okula başladığında hem yaşıtlarından geri başlar hem de aynı anda yeni ders içeriklerini öğrenmeye çalışmak zorunda kalır. Bu nedenle en sağlıklı yol, çocuğun dil ve konuşma becerilerindeki eksiklikleri okula başlamadan önce tamamlamaktır. Böylece çocuk, yaşıtlarıyla aynı seviyede başlayarak hem sosyal hem de akademik olarak çok daha güçlü bir adım atar.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğunuzun konuşmasının anlaşılmaması, çoğunlukla sesleri doğru üretememesinden veya kelimeler içinde doğru kullanamamasından kaynaklanabilir. Aile içinde çocuk daha rahat anlaşılabilirken, yabancılar anlamakta zorlandığında çocuk konuşmaktan kaçınabilir ve bu durum özgüven eksikliği gibi görünebilir. Aslında çocuk konuşmak istese de, anlaşılmadığı için zorlanıyor olabilir.

Bu noktada bir uzmandan destek almak; çocuğun hem konuşma becerilerini geliştirmesine hem de kendine olan güvenini yeniden kazanmasına yardımcı olur.

Her çocuğun gelişimi kendine özgüdür ve geçmişteki koşullar ile bugünkü koşullar farklılık gösterebilir. Günümüzde ekran süresi, çevresel uyaranlar, yaşıtlarıyla ve aile içindeki iletişim sıklığı gibi pek çok faktör dil gelişimini etkileyebiliyor. Bu yüzden, her ne kadar benzer durumlar yaşamış olsanız da, çocuğunuzun mevcut gelişim sürecini dikkatle izlemek ve ona en uygun desteği sağlamak önemli. Erken farkındalık, çocuğun dil becerilerinin sağlıklı bir şekilde gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır.

Öncelikle, kekemelik bir hastalık değildir ve bir doktorun ilaçla tedavi edebileceği bir durum olarak görülmez. Kekemelik genellikle üç yaşından sonra belirginleşir ve bazen bir korku ya da stres durumu tetikleyici olabilir, ancak bu durumun nedeni olarak görülmemelidir. Kekemelik, okuma sırasında daha az belirgin olabilir, fakat konuşurken takılmalar daha fazla ortaya çıkabilir ve bu oldukça normaldir. 14 yaş gibi bir yaşta kekemeliğin devam ediyor olması, profesyonel bir terapi desteğinin daha faydalı olacağını gösterir. Bu sayede, çocuğun ileride akademik ve sosyal yaşamında karşılaşabileceği zorluklar en aza indirgenebilir.

Kekemelik terapisi süreci kişiye özeldir ve sürenin uzunluğu, terapinin sıklığı, tamamen çocuğun ve ailenin ihtiyacına göre belirlenir. İlk olarak bir danışmanlık seansı ile başlar ve bu seansta aileye kekemelik hakkında bilgiler verilir, sorular yanıtlanır. Sonrasında ise terapi süreci, çocuğun ve ebeveynlerin terapiyi ne kadar benimsediğine, uygulamaları ne kadar hayata geçirdiğine bağlı olarak değişir. Belirli bir seans sayısı ya da kesin bir süre yoktur; süreç tamamen kişiye ve ihtiyaca göre şekillenir.

“k” ve “g” sesleri 3–4 yaş civarında, “ş” ve “r” gibi sesler ise 5–6 yaş civarında doğru üretilmesi beklenir. Ancak bu yaşlara gelinmesine rağmen hâlâ bazı sesler doğru çıkarılamıyorsa, bunun kendi kendine düzelmesini beklemek her zaman doğru bir yaklaşım olmayabilir.

Genelde ebeveynler okula başlasın düzelir diye düşünmektedirler. Şöyle düşünelim: bu sürede çocuğun yanlış bildiği ya da hiç kullanmadığı sesleri doğru üretmesi ve zamanla konuşma alışkanlığı haline gelmesini bekliyoruz. Sonra bu seslerin yazılı halleri olan harfleri tanımasını, heceleyerek doğru okumasını ve yazmasını bekliyoruz.

Üstelik bu beklentileri, zaten yoğun ve zorlu bir dönemde, çocuğun yaşıtlarından geride başladığı bir süreçte karşılamasını istiyoruz. Yani hem geriden başlıyor hem de bir an önce onları yakalayıp geçmesini bekliyoruz.

Oysa çocuğun, okula başlamadan önce sesleri doğru öğrenmesi ve buna paralel olarak akademik destek alması, ona büyük bir avantaj sağlar.

Kardeşinin doğumu kekemeliğin başlamasına bir sebep değildir. Zaman olarak aynı ana denk gelmesi kekemeliğin görünür olmasını etkilemiştir. Her çocuk takılmalar başladığı andan itibaren onlardaki farklılığın farkındadırlar. Bu sebeple en güvendiği kişiler olarak siz anne ve babalar bu durumu çocuğunuz ile konuşmalısınız. Son bir aydır gördüğünüz göz kırpmalar ve kasılmalar, çocuğunuzun kekemelikle baş etmekte zorlandığını ve bu durumun onu rahatsız ettiğini göstermektedir. En kısa sürede danışmanlık seansı alarak süreci daha sağlıklı ve kontrollü şekilde yönetmeniz önerilir.

  1. ay itibariyle çocuklardan ortalama 50 sözcük kullanmaları beklenir. Eğer çocuğun kelime sayısı azsa, “anne gel”, “hepsi bitti” gibi basit cümleler kurmakta zorluyorsa; bu noktada şöyle düşünmeliyiz:

    Önemli olan çocuğun kaç yaşında olduğundan çok, dil gelişiminin hangi yaş düzeyinde olduğudur. Amacımız, çocuğun mevcut dil seviyesini belirleyip bu farkı kapatmak ve 2 yaş düzeyinde beklenen dil becerilerine ulaşmasını sağlamaktır.

    Bu yaşta yapılan her destek, çocuğun gelişimine kat kat geri döner. Bu nedenle en sağlıklı yaklaşım şudur:
    • Gelişimsel bir değerlendirme yapılmalı,
    • Çocuğun dil ve iletişim becerileri detaylı şekilde analiz edilmeli,
    • Aile sürece dair bilgilendirilmeli ve nasıl destek olabilecekleri konusunda yönlendirilmelidir.

Danışan Yorumları

Ayşe P.

Oğlum Selim üçüncü sınıfa gidiyor ve konuşurken bazı sesleri çıkaramıyor, okuması da yavaş okumakta istemiyor. Yazarken çok yanlış yapıyor sürekli düzeltiyorum . Çağla Hanım, neden iyi okuyamadığını ve hangi seslerde zorlandığını bize anlattı. Çıkartamadığı seslerle birlikte okuma yazma da yardımcı oldu. Şu anda Selim’in okuması eskisine göre çok daha iyi, sesleri daha iyi çıkarıyor ve kendini daha iyi anlatıyor. Yazarken dikkat ediyor . Selim sizi çok seviyor. Emeğiniz için teşekkür ederiz.

Emine A.

İlk olarak oğlum için gösterdiği ilgi, sabır ve gayretlerinden dolayı Çağla Hocam’a teşekkür ederim. Önceden okuldaki ödevlerini yaptırmakta çok zorlanıyordum. Bize sesler için ev ödevi verdiğinde artık kendi gelip ‘ödevlerimi yapalım’ diyor. Çağla Hocam’ın okumaya verdiği önemi biliyoruz; oğlum kitap açmazken şimdi sevdiği oyunlarla birlikte kitap okumayı da alışkanlık haline getirdi . Artık kitap kapağını açıp okumaya çaba gösteriyor. Bu sayede hem okumayı sevdi hem de sorumluluklarını biliyor . Emeğiniz için minnettarız.

Evrim B.

İşini en iyisi olacak şekilde yapmaya uğraşan , güvenilir bir hocamız .Bizi dinler her zaman . Maddi olarak zorlansak bile en hızlı nasıl halledebiliriz anlatır birlikte çalışmamıza önem verir. Çağla hocam size sonsuz teşekkürler.

Sinem A.

Oğlum Hasan için terapiye başladık. Haftada 2 saat özel eğitim, 2 saat de dil ve konuşma terapisi alıyordu. İlk başlarda bazı sesleri çıkaramıyor, yeni bir ortama girdiğinde masanın altına saklanıyor, konuşmuyor ve oyun oynamıyordu. Ortama alışınca konuşmaya ve oynamaya başlıyordu.Birkaç dersten sonra Çağla Hanım, okul öncesi eğitimin de faydalı olacağını söyledi ve 2 saat daha almaya başladık. Diğer öğretmenimizle birlikte süreç güzel ilerledi. Bir süre sonra Hasan daha çok konuşmaya, farklı oyunlar oynamaya başladı. Kartları ve kitapları sevmezdi, şimdi onları oyunla birlikte keyifle kullanıyor. Artık başkalarını oyuna katıyor, yaşıtlarıyla iletişim kuruyor ve birlikte oyunlar kuruyorlar. Hasan o gün sevdiği bir eşyayı elinden bırakmak istemez başka birşeyle de oynamamızı istemez . Ama biz artık elindeki eşyayı istediğimiz etkinliğe katmayı ve farklı farklı kullanmayı keşfettik. Eskiden masa başında uzun süre duramıyordu, şimdi hem matta hem masada derslerini güzelce yapabiliyor. Ev ödevlerini de sevdiği oyunlarla birlikte yapıyor. Biz çok mutluyuz, çok şükür oğlumuzun gelişimini görmek harika. Çağla Hanım, emeğiniz için çok teşekkür ederiz.

Sonay R.

Çağla Hocamızla tanıştığımızdan beri çocuğumuzun konuşması çok gelişti. 1 yıldır birlikteyiz . Kendini daha rahat ifade ediyor. Oyunlarla ve sabırla ilerlediğimiz bu süreçte hem biz hem de çocuğumuz çok mutluyuz. İyi ki sizi tanıdık.

Hanife A. Y.

3 yaşındaki kızım için kekemelik konusunda Çağla Hanım’la görüştüm. Telefonda konuştuğumuzda tüm sorularımıza detaylıca cevap verdi. Bilgisinin ve tecrübesinin iyi olduğuna inanarak yüz yüze seansa başladık. İlk görüşmemizde baştan sona kekemeliği anlattı, tedirgin olduğumuz noktaları açıkladı, yanlış yaptığımız durumları fark etmemizi sağladı. Eksiksiz her şeyi sorabildik, hepsine anlayışla güleryüzle cevap verdi.
Sadece 3 seans gittik ama mantığını anladığımız için rahat ilerledik. Kaygılarım azaldı, kızım da çok sevdi zorlanmadık gidişlerimizde . Çağla Hanım’ın bizim iyiliğimizi düşündüğünden eminim. İyi ki tanıştık, bize çok iyi geldi.

Yasemin N. K.

Mersin’den ayrılmanıza çok çok üzüldük . Biz sizinle çok güzel ilerledik. Ege her zaman istekli geldi . Sizi sürekli konuşuyor . Güzel öğretmenimiz inşallah tekrar görüşürüz.

Burcu V.

Çağla Hocam oğlum için eve geldi, sesleri çok güzel çalıştılar. Oğlum ödevlerini isteyerek yaptı. Sonra kardeşiyle devam ettik. Ne kadar yaramaz ve bizi zorlasa da, Çağla Hocam onun da hakkından geldi. Koltuğun arkasından çıkmayan, masaya oturtmakta zorlandığımız çocuğumuz şimdi masada seslere çalışıyor. Çok seviyoruz, emeğine ve yüreğine sağlık.

Fatma T.

Annem inme sonrası konuşamaz oldu . İlk zamanlar çok üzgündük, çünkü tek kelime bile söyleyemiyordu. Biri aracılığıyla Çağla Hanım’la tanıştık . Çok güleryüzlü biz ailecek çok sevdik . Annem sürekli ben biliyorum ama söylemiyorum diyordu ve çok sinirleniyordu. Çağla hanım onu anladığını ve yardımcı olmak için geldiğini merak etmeyin söyleyeceksiniz gibi motive edici konuşuyordu. Aslında annemde olan kelimeler yavaş yavaş çıkmaya başladı. Çağla Hanım her küçük ilerlemeyi bizimle öyle bir kutladı ki annemin hevesi artmaya başladı . Şimdi ihtiyaçlarını daha rahat söyleyebiliyor, bizimle zorlansa bile sohbet etmeye çalışıyor. Eskisine göre çok daha mutlu. Allah razı olsun, iyi ki tanışmışız .

Naciye K.

Güvendiğimiz , sevdiğimiz öğretmenimiz . Çok samimi hep güler yüzlü . Çocuğumda güzel bir ilerleme oldu. Ben çok memnunum. İyi ki var.

Ayşegül T.

Severek geldiğimiz bir hocamız. İlgisi için çok teşekkür ederiz. Çağatay’ın akıcılığı belirgin şekilde arttı. Terapilere istekle geliyor ve çok seviyor. Bizi zorlasa da Çağla Öğretmeninin sözünden çıkmıyor. Bunun farkındayız. Emeğinize sağlık.

Size yardımcı olmak için buradayım

Dil ve konuşma ile ilgili her sorunuzda yanınızdayım. Sorularınızı bana iletebilir, terapi süreci hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

Telefon

+90 538 485 0022

Adres

ÖZEL BİR HAYAT REHABİLİTASYON MERKEZİ
75. Yıl Ortaokulu Yanı, Çekmece Mah. 209 Sk. No:1/2 Defne/Hatay

E-Posta
Sosyal Medya

Benimle İletişime Geçin

Sorularınızı, randevu taleplerinizi ya da merak ettiklerinizi bana yazabilirsiniz. Size en kısa sürede dönüş yapacağım.